MİDİLLİ ADASI (LESVOS ISLAND)

4 Ağustos 2017 Cuma

MİDİLLİ ADASI (LESVOS ISLAND)
Sonunda bilgisayarın başına oturabildim.
Herkese selam olsun,
Temmuz ayı içinde 3 günlüğüne Midilli Adası'na gittik.
Bu yazımda sizlere Midilli adası turumuzdan bahsetmek istiyorum.Gitmeyi düşünen olursa belki yardımcı olmuş olurum...
Biz yanlış hatırlamıyorsam Ocak veya Şubat ayında Booking üzerinden kalacağımız yeri ve kiralayacağımız arabayı ayarlamıştık. İlk tecrübe diyelim arabayı önceden kiralamakta çok doğru bir hareket yapmışken kalacağımız yeri önceden ayırtmak bizim için çok doğru bir karar olmamış çünkü şu an fiyatı çok daha uygun.Azıcık fazla para ödemiş olduk ama ne yapalım bir daha ki gezilerde biraz daha dikkat ederiz..
Adanın asıl adı Lesvos ,merkezi Mytillini yani Midilli.
Midilli Adası Edremit Körfezi'nin yanı başında  Ayvalık'tan günübirlik feribot seferleriyle 1,5 saat uzaklıkta Yunanistan'ın üçüncü büyük adasıymış
Tam tarih hakkında bilgim olmamakla birlikte artık İzmir'den de Midilli Adası'na seferler başlayacakmış.
Biz Turyol Firması ile Midilli'ye geçtik.
Yetişkin 30 €, çocuk 15 € , bebek 2 € fakat biz internet üzerinden biletleri aldığımız için hepsine 67 € ödedik. 
Kapıda gümrük pulu 15 tl, sadece Defne için pul almadık, bebeklere gerek yokmuş...
Bu arada hem gidişte hem de dönüşte Turyol firmasının feribotu ortalama 15 dakika rötarlı hareket etti......
Adaya indik ve iskelede varolan ada haritasını aldık ve  hemen arabamızı almaya gittik ,arabayı önceden kiralamak çok doğru olmuş çünkü yaz  ve turist sezonu olduğu için ellerinde araba olmuyormuş ancak son anda iptal olursa boşa araba çıkıyormuş..
Adaya gitmeden evvel gezi bloggerlarının  ada hakkında yazdıkları yazıları okuyarak gezilecek yerler ile ilgili not almıştım. Ayrıca kaldığımız yerin sahibinin önerileri doğrultusunda 3 günlük ada turumuzu netleştirdik.



Ada haritası üzerinde işaretli olan yerleri gezdik biz.
Konaklama için eşim Perama bölgesinde bir apart ayarlamıştı. Adı "Ann George Resort" ,bir aile işletmesi çok şirin bir yer,sahipleri çok sıcakkanlı, adaya gitmeyi düşünürseniz tavsiye ederim..



Apartımızı bulup, yerleşip biraz dinlendikten sonra ilk gün için ve akşam yemeğimizi yemek için Plomari'ye gitmeye karar verdik. Perama'dan Plomari'ye geçerken ara bir yol kullandık, çam ve zeytin ağaçlarından oluşan ormanlık bir yoldan ilerledik.



Plomari deniz kenarında tavernaların çoğunlukta olduğu bir kasaba. Yunanistan'ın içtiği uzoların yüzde altmışı ve en lezzetlileri adanın Plomari kasabasında üretiliyor.


PLOMARİ




Adanın en ünlü uzosu Barbayannı fabrikası Plomari'de,Ayrıca uzo üretiminin anlatıldığı bir müzesi de var...





Plomari'de gezerken gördüğümüz bir kilise kullanıma kapanmış bu son depremde zarar gördüğünü tahmin ettik.




Plomari'de gezdikten sora tabi ki  deniz ürünleri yemek istedik ve deniz kenarında bir tavernaya oturduk. Bu arada Taverna bizim bildiğimiz çalgılı ,eğlenceli yer değil normal restoranlar, burada restorana taverna diyorlar.





Burada yediğimiz herşey harikaydı, bloglarda muhakkak tadın denilen peynirli kabak çiçeği dolması gerçekten güzeldi. Herkesin belirttiği gibi kalamarı bizim gibi yapmıyorlar bütün şeklinde kızartıyorlar.Porsiyonları büyük, biz üç kişi mesela mezelerden dolayı sadece bir porsiyon barbun söyledik o bile fazla geldi .Balıkta çok iyiydi bu arada. 3 kişi 58 euro ödedik ilk akşam yemeğimize.....

2. GÜN:
İkinci gün ilk durağımız Petra,
Deniz kenarı turistik bir kasaba,ücretsiz denize girilebilecek yerler var fakat biz oradayken şu İstanbul'u felakete çeviren yağmurun etkisinden midir bilinmez çok fena rüzgar vardı denize girmeyi düşünmedik bile.
Bu arada Kalloni ve Petra arası yol çok virajlı (gitmek isteyenler için küçük bir not)
Küçük bir çarşısı var,hediyelik almak için farklı alternatifler çıkabilir.
Ayrıca bir kafeteryada demleme türk çayı diye okuyunca hemen oturduk çünkü sabah kahvaltısında nescafe ve meyve salatasından sonra harika geldi...


PETRA


PETRA'DA BİR ANIT


Demleme Türk  Çayımız


PETRA ÇARŞISI


PETRA'DA  BİR PASTANE

Petra'ya adını veren ve 114 basmakla zirvesine çıkılan kayadaki Panagia Glikofilausa Kilisesi bulunuyormuş.Fakat biz Defne ile çıkamayacağımızı düşündüğümüzden gitmedik...

Petra'dan tahmini 3-5 km sonra Molivos'a varıyorsunuz. Midilli gezmiz boyunca en beğendiğimiz yer burası eğer bir daha bu adaya gelmek kısmet olursa kesinlikle Molivos'ta konaklayacağız.
Çok güzel bir koy üzerine yamaçta kurulmuş bir yerleşim yeri


MOLİVOS


MOLİVOS

Molivos'ta bütün evler taş veya ahşaptan, dar ve arnavut kaldırımlı sokakları ile otantik bir bir yer,Bu arada burası UNESCO ödüllüymüş.Molivos'a şehrin üzerindeki gösterişli kale hakim.Burası akşam güneş batımını izlemek ve bir şeyler yiyip içmek için ideal.Bize yapmak kısmet olmadı gitmek isteyenler Molivos'u konaklamak için düşünmeli kesinlikle....
Kurutulan ahtapotlar


MOLİVOS


MOLİVOS VE DAR SOKAKLARI


MOLİVOS'TA BİR KİLİSE









MOLİVOS

Molivos'tan sonra Skala Sykaminias'a gittik. Ama bu iki yer arasındaki yol çok kötü fazla dar ve virajlı,küçük bir liman burası balıkçı kasabası adanın en beğenilen yerlerinden.Defne tam burada uyuduğu için sıra ile hızlı bir şekilde burayı turladık....


SKALA SYKAMiNİAS



İkinci günümüz bu şekilde tamamladık.İkinci gün akşam yemeğimizi de konakladığımız yer Perama'da yedik .


Yemek Yediğimiz Taverna


Greek Salata


İkinci akşam sardalya yedik ,Çok iyiydi....

Son günümüzde merkezi yani Mytilini ,Midilli'yi gezmeye karar verdik.Adanın başkenti burası.En hareketli olan yeri, Biz sahilde biraz yürüdükten sonra Ermou caddesine yani çarşısına geçtik ve burada gezdik...Burada adaya has ürünlerin satıldığı birçok mağazaya rastlayabilirsiniz.Zeytinyağı, peynir,baharatlar,uzo vb.


MİDİLLİ


ERMOU Caddesi



Çarşının başında Agios Therapon Kilisesi var.Zaten mimari özelliğinden dolayı görmezden gelemiyorsunuz..



AGİOS THERAPON KİLİSESİ



AGİOS THERAPON KİLİSESİ



ST.ATHANASIUS KATEDRALİ



ST.ATHANASIUS KATEDRALİ

Ayrıca Midilli'de Osmanlı'dan kalma bir de Yeni Cami var var. Ama adı bizi biraz yanılttı.




YENİ CAMİ



YENİ CAMİ



YENİ CAMİ

MİDİLLİ'DEN NOTLAR:
*Yollar dar ve virajlı dikkatli olmak gerek.
*Motor trafiği çok fazla çünkü adanın yerli halkı bay ve bayan herkes motor kullanıyor.
*Türk turiste çok yardımcı oluyorlar, türkçe tabelalar,türkçe menüler her şey var.Dil bilmeden de çok rahat gezilebiliyor.Çok gezdim sayılmaz ama Sakız Adası, Mykanos ve Santorini içinde Midilli en misafirperver ada bana göre....
*Bizim gibi balkon ve bahçelerinde fesleğen var,hemen hemen her evde gördüm sayılır.
*Öğlen 14:00 ve 17:00 arası bazı yerlerde 18:00'e kadar galiba Siesta saatleri ,iş güç turist hiç önemli değil , esnaf saati gelince bir an evvel dükkanı boşaltmanız için gözünüzün içine bakıyor..caddelerde in cin top oynuyor tabiri caizse..
*Ada olmasından ve farklı hayvan eti ile karşılaşmamak için balık tüketmenizi tavsiye ederim...
*Birde adada Türk radyoları çekiyor seyahat ederken bu da en hoşumuza giden durumlardan biriydi....
*Restoranlarda servis çok yavaş, eğer  çok açsanız beklerken sıkıntı yaşayabilirsiniz
Midilli'den ne aldım?
Ben gittiğim yerlerde çok fazla alışveriş yapmıyorum ama illa ki magnet alıyorum ,eşim uzo aldı,denemek için kahve aldım o kadar...Kızım da Türkiye'de olmayan bir çikolata aldı..

Midilli Adası gezi notlarım bu kadar , biraz uzun oldu ama umarım sıkılmadan okursunuz...
Sevgiyle Kalın,
Yorumlarınızı Eksik etmeyin...


İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *